İTFTT Çocukları yazısına yapılan yorumlar https://www.ridvansahin.net Thu, 07 Mar 2024 07:53:35 +0000 hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.7.2 Yazar: necmettin Toprak https://www.ridvansahin.net/itftt-cocuklari/#comment-70 Sat, 24 Sep 2011 23:18:06 +0000 http://www.ridvansahin.net/?page_id=190#comment-70 aynı sınıfta olmamıza rğmen seninle tanıiştığımı zannetmiyorum daha doğrusu çıkaramadım ama seni çapa 90 mezunlarının. formundan gelen e postayla tanıdım ve yüreğim sızladı. daha dün mezun olmuş ve yapacak çok şeyimiz vardı. gecenin 2 sinde neredeyse tüm yazılarını okudum seni geçte olsa tanıdım. Allah sana gani gani rahmet eylesin . Amin

]]>
Yazar: Ersan TAŞCI https://www.ridvansahin.net/itftt-cocuklari/#comment-69 Fri, 23 Sep 2011 06:17:44 +0000 http://www.ridvansahin.net/?page_id=190#comment-69 Bir CTF’li (Tiyatro Kulüpçü) olarak Çapa’nın Tiyatro Topluluğu etkinliklerine hep özenmişimdir. Değerli Rıdvan’ın kaybı ile bulduğum bu blogta o haset dolu günlere geri döndüm. Tüm dostlarına başsağlığı diliyorum. Doğadan çiçek tohumları olarak bize geri döneceğini umuyorum.

]]>
Yazar: Devrim https://www.ridvansahin.net/itftt-cocuklari/#comment-68 Thu, 21 Jul 2011 08:56:54 +0000 http://www.ridvansahin.net/?page_id=190#comment-68 Tiyatro kolundaki geçirdiğimiz yıllar, tüm İTFTT çocuklarının, yaşam biçimiminin , karakterinin , hayata bakışının temel taşlarını oluşturuyor. Dolayısıyla öyle farklı bir ortak paydamız var ki dönemsel ve kişisel farklılıklara rağmen, 1991 mezunu da olsanız, 1999 mezunu da, 6 yıl birlikte çalışıp beraber büyüseniz de, hiçbir oyunda beraber olmasanız da, hala sık sık görüşseniz de, çok nadiren arada rastlaşsanız da hayatımda en çok güvenebileceğim, malımı ,canımı, çocuğumu emanet edebileceğim, başım sıkışınca aradığımda yanımda olacaklarından emin olduğum bir grup insan, garip ama güzel…

]]>
Yazar: Nadi Bakırcı https://www.ridvansahin.net/itftt-cocuklari/#comment-67 Tue, 12 Jul 2011 16:02:10 +0000 http://www.ridvansahin.net/?page_id=190#comment-67 Beraber büyüdük, kolay iş değil.
Neresinden bakarsan bak, bütün farklıları hesapla, çarp, böl… geriye kalan safi kardeşlik. Dünyanın en kuvvetli duygusu…

]]>
Yazar: Mesut yağcı https://www.ridvansahin.net/itftt-cocuklari/#comment-66 Thu, 07 Jul 2011 22:40:04 +0000 http://www.ridvansahin.net/?page_id=190#comment-66 Duruyor , duruyorum..Ne kadar gücüm var diye düşünüyorum. Bana gelen verdikleriniz,bıraktıklarınız, düşleriniz… Üstesinden gelebildim mi, altında mı kaldım, ya da kaldık?..
Sizlerin anılarını anılarım gibi okuyorum bazen. Bazen içinde bile olmadığım bir fiestanın ortasında rol alıyorum, bazen yatağımızdaki cevherle Romanya’ya gidiyorum. Bazen Amede’yle dedikodu yapıyorum, bazen Çağrıyla elmaların tarihini yazıyorum tekrar tekrar..Emrahla aramda on, Emrahın Çağrıyla arasında on yıllar var ve sanki aramızda tek uçurum, bildiklerimin kilo açısından değeri; gerisinde sanki hep berabermişiz gibi..Öyle ki Emrah’a hiç rol vermemişiz, ne “ fiestada “ ne de” yaşlı hanımın ziyaretinde”..

Açtığın blogta sana geliyorum sonraları Rıdvan..
Daha ikinci senemdeyim tiyatrosunda tıpımın:) . Ziyaretine geliyoruz babamızın, çapanın cerrahisinde yatmaktayken. Elimizde bir çiçek seni görüyorum. Bu kadar yakın nasıl olabiliyorum, oluyorsun,olabiliyoruz birbirimize. Gün geçiyor yazılı emanet geliyor kolumuza,koluna.. Bir mektup..İinan bana şimdi bile hissediyorum kelimelerinin beni durduruşunu. Üzerime sineceğini anlıyorum buranın.. Canıma okuyacağını. Sarılıyorum..Sen gibi diğerleri gibi. Çatışıyorum. ..
Ben onun, o benim üzerimden geçiyor.. Bazen anne şu uçağa bak diyen çocuk gibi dalıyorum seyrine, bazen kendi ellerimle kağıttan gemiler yapıp bırakıyorum durgun sularına..

Açtığın blogta sana yazıyorum sonraları Rıdvan;

Duruyor , duruyorum..ne kadar gücüm var diye düşünüyorum. Bana gelen verdikleriniz,bıraktıklarınız, düşleriniz… üstesinden gelebildim mi, altında mı kaldım, ya da kaldık?..

Sevgiler.

]]>
Yazar: Meltem https://www.ridvansahin.net/itftt-cocuklari/#comment-65 Tue, 05 Jul 2011 09:22:54 +0000 http://www.ridvansahin.net/?page_id=190#comment-65 admin yorumuna yanıt olarak.

Ya onları görmedi allahtan! Ama tv de yayınlandığında ödüm patlamıştı. Nadi de hatirlatıp kafa buluyor sık sık!

]]>
Yazar: admin https://www.ridvansahin.net/itftt-cocuklari/#comment-64 Tue, 05 Jul 2011 06:37:39 +0000 http://www.ridvansahin.net/?page_id=190#comment-64 Meltem yorumuna yanıt olarak.

Meltem,
Daha dur koyun postlu resimlerimiz de var:)))

]]>
Yazar: Meltem https://www.ridvansahin.net/itftt-cocuklari/#comment-63 Mon, 04 Jul 2011 22:22:40 +0000 http://www.ridvansahin.net/?page_id=190#comment-63 Serap Çifçili yorumuna yanıt olarak.

Rıdvan,
En üstteki resimde ben birinci sınıftayım. Resim Cumhuriyet Pazar’da yayınlanınca başım derde girdiydi babamla. Vay efendim çocuğun birinin eli omuzunda, durum fotoğraflanmış, fotoğraf da gazetede çıkmış!!! O çocuk Rıdvan ayrıca da el mel yok olayda diye anlatana kadar akla karayı seçtiydim. Artık ne kadar ikna olduysa o zaman! Babamın kardeşlik konseptini ne zaman kabul ettiğini ise hatırlamıyorum, çok oldu… Kardeşlik derken, atsan atılmaz, satsan satılmaz bir durum!

]]>
Yazar: Serap Çifçili https://www.ridvansahin.net/itftt-cocuklari/#comment-62 Mon, 04 Jul 2011 13:20:51 +0000 http://www.ridvansahin.net/?page_id=190#comment-62 Bu İTFTT’deki çoğu kişi ya yazıya ya çiziye bazen her ikisine sevdalıdır, çoğunluk şiir öykü yazmış, resim boyamış ne biliyim sanatla üretken bir münasabet yaşamıştır. Beni tanıyanlar bilirler ben iki kelimeyi bir araya koyamam, koysam da kuru, takır tukur bir his bırakır. Diyet bisküviler gibi. İnternet ile ilişkim de bu yüzden olsa gerek, başkalarının yazdığını izlemekten ibaret. Fakat bu hal beni çok utandırıyor. Röntgenci sapıklar gibi hissediyorum kendimi. Bu nedenle iki kelam edeceğim.
Çağrı’ya kızım demişler de bu yüzden saçlarını kestirmiş ya, hem Çağrı hem Rıdvan sahiden kız yüzlüymüş o zamanlar, öyle masum, öyle genç. Rıdvanın bıyıkları bile yetmiyor masumiyeti bozmaya. Yalnız üstteki fotoya bakın, kızlar da oğlan gibi, herkeste bir kot, bir tişört, ayakta spor pabuçlar, yüzler makyajsız..
Şimdi oğlanlar koca adamlar, kızlar koca kadınlar oldu. Rıdvan bıyığını, Çağrı saçını kesti, kadınlar maniküre başladı. Masumiyet de saçla, bıyıkla, tırnak etleriyle kesilip gitti mi? Bilmiyorum bana hala biraz masummuşum, hepimiz biraz masummuşuz, hepimiz biraz oğlan biraz kızmışız gibi geliyor…
Öykü, şiir, blog vb. yazamayan kadın

]]>
Yazar: Çağrı Kalaça https://www.ridvansahin.net/itftt-cocuklari/#comment-61 Sat, 02 Jul 2011 07:25:55 +0000 http://www.ridvansahin.net/?page_id=190#comment-61 yapmıycektin! eski defterleri açmiycektin! sen kaşındın… hazırlanıp gelicem!

bu arada tesadüf bu ya iki fotoğrafta da siyah boğazlı kazak giymişim. birini annem o zaman için yılda bir alınabilen türden bir hediye olarak çütgeyikkaraca markasından (bilen bilir) almıştı. dalamayan, pamuk gibi bir yün kazak, dokusunun tenimdeki hissi zihnimde beni sarar hala. (basit bir metafor, yannış anlaşılmasın.) diğerini ise o kazağı kaybedince kendi harçlığımla pazardan almıştım, yarısı naylon yarısı dalayan yün! onu da hala çok iyi hatırlarım, hatta kokusunu bilirim, çok terletirdi çünkü. anadolu desenli siyah boğazlı kazağın bana benden öte bir hava verdiğine kani imişim demek. bu saçlarımı da o tıp fakültesindeki ilk senenin sonuna kadar uzattıktan ve bir kaç hocanın bana lab’da kızım diye hitab etmesinden sonra denk gele, Ankarada tanımadığım bir pasajda, yaşlı bir berbere kestirmiştim. o kadar uzu sürdü, saçları bir hizaya getirmek o kadar yorduydu ki adamı, adam oolum sen bi daa bana gelme dediydi. o zamanlar traşlar ‘kuru’ yapılırdı. (basit bir metafor! kıllık yapılmasın.)

senin bir var bir yok bıyıklara gelince. ben seni hep bıyıklı bildim. kestiğinde bile bıyıklı gördüm, bıyıklı saydım. bir bıyığın bir ruhla bu kadar sarmaş dolaş olması, dillenmesi, ses bulması… benim başkaca bildiğim bir örneği yok! bu nasıl bir şeydi?

kokoliçe bence ‘bıyıklı’ demektir. wang ise japoncada ‘bıyık arayışı’. ben kokoliçeciyim. kokoliçeyi o kadar sevdim ki hayatta. wang da arayış içindeydi, yol bakıyordu, kös usta peşindeydi. lakin kokoliçe kara sevdasının kapısında, o kadar duyarlı, az berduş, hep şiir bir karakterdi. bana sorsan sevdasının iki parmağının arasında, ucunda olduğunu o kadar iyi bilmez derim. (kalemdir, tuştakımıdır…) herşeye sevdalıydı. aya sevdalıdır. buluta. gölgeye. içindeki gölgeye. türküye. rüyasına. hepsi de ona. bıyıksız olmaz bunlar. benim biraz içim geçmiş, dalmışım onca zamandır. kokoliçe? o dalmaz, dalmadı, uyanık kaldı, salındı, güne dolandı. sevdasını, özlemini avucundaki ateş gibi sakındı.

geceleri baykuş gibi iki teke bir sayfa ölçüsüyle ya çiçek açtı ya yandı kavruldu. bu iş böyledir anlayana. her zaman anlaşılmasa bile… kokoliçe isyan etmez umut eder, bildiğini işler.

kokoliçe büyük adamdır, şimdi gene bir numara buldu, hepimizi yeniden değiştiriyor, gençleştiriyor. ama bıyıklarını kesmiycekti. ben de o kazağı hiç çıkarmıycaktım.

]]>