Bizim Aile yazısına yapılan yorumlar https://www.ridvansahin.net Sat, 07 Nov 2020 18:07:07 +0000 hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.7.2 Yazar: Bülent Mustafa Ceylan https://www.ridvansahin.net/bizim-aile-2/#comment-51 Sat, 24 Sep 2011 21:56:46 +0000 http://www.ridvansahin.net/?page_id=142#comment-51 Bir fotoğraftan ancak bu kadar hikaye çıkarılır ve bu kadar akıcı anlatılabilir.Aslında hepimizin hikayesi aynı değişen sadece kişiler hep aynı yollardan hep aynı yoksulluktan geldik.Ailemiz hep fedakarlıklar yaptı.Biz onlardan çok iyi koşullardayız.Çocuklarımız inşallah daha iyi koşullarda olur bilhassa çok sevdiğin ve senin çok seven kızın.Hiç tanımadığım ama yazılarını okuyunca çok iyi tanıdığım insan yattığın yerde huzurun olsun mekanın cennet olsun sevdiğin herkes seni her daim hatırlasın dualarla .Beni ağlattığın içinde teşekkür ederim sana.5 sene önce babamı kaybettiğim günde hiç tanımadığım bir insana ağlayacağım aklımın ucundan bile geçmezdi güzel insan..

]]>
Yazar: admin https://www.ridvansahin.net/bizim-aile-2/#comment-50 Mon, 01 Aug 2011 17:22:42 +0000 http://www.ridvansahin.net/?page_id=142#comment-50 Devrim yorumuna yanıt olarak.

Canım Devrim,
Ne güzel yazmışsın. Sosyal genetik ortaklığı diye bir şey de var. Tiyatro koluna ilk geldiğin günleri anımsıyorum. Şu son zamanlarda köy evine gidip tatil yapma işleri de bana da çok komik geliyor. Kardeşim Halil’in küçük kızına amca yerine ’emmi’ demeyi öğretmiş bizimkiler. Bana ’emmi’ diyor bayılıyorum. Aslında yörüklerin kullandığı Türkçe bence orijinal Türkçe’ye daha yakındır. Ama dili hiç bozulmamış bir halam var. Onun dili bana (yeni kuşağın örneğin Rüya’nın anlaması olanaksız gibi) hem çok eğlenceli hem de yaratıcı gelir.

]]>
Yazar: Devrim https://www.ridvansahin.net/bizim-aile-2/#comment-49 Thu, 28 Jul 2011 11:43:47 +0000 http://www.ridvansahin.net/?page_id=142#comment-49 Rıdvan’ın Mersin ve köy hayatına dair bahsettikleri bana çok tanıdık geldi, ben O’nu 7-8 yıl geriden takip etsem de geçmişimiz benzeşiyor sanırım. Ben zaten Rıdvan’ın adını daha ortaokul-lise yıllarımdan biliyordum. Babam öğretmen olduğundan Rıdvan’ın amcalarını tanırdı ve “bizim tanıdıkların çocukları Rıdvan ve Ayşe Şahin Çapa Tıp’ta okuyor “diye bana sık sık örnek gösterirdi ve hiç tanımasa da gurur duyardı sanırım. Babam için bu hayatta en övünülecek şey iyi eğitimdir, hala sık sık yakınlarının, öğrencilerin, tanısın tanımasın memleketlilerin girdiği iyi okullardan büyük mutluluk duyar. Babam Anamur’un yörük köylerinin birinden olup, o da ilkokul sonrası öğretmen okulunu kazanıp kendini kurtaranlardan. Öğretmen okulu sınavını 11 yaşındayken yayladan inip, 2 gün kadar yaklaşık 45 km yolu yürüyüp Anamur’a inip kazandığını, Antalya’da öğretmen okulundayken parasızlıktan tatillerde eve gidemediğini, 12 yaşındayken okulda aşırı zayıflığından dolayı tedavi için tek başına İstanbul’a gönderildiği ve yolda başına gelenler gibi bir sürü hüzünlü hikaye anlatır bize hep babam. Annemin köyüyse Silifke’ye bağlı deniz kenarında bir köy olup nispeten daha gelişmiştir (Akkuyu nükleer santralinin yanındaki köy). Ben bu köyde doğmuşum daha doğrusu doğamamış Silifke’ye götürülüp hastanede doğabilmişim. Ama çocukluğumun ilk yılları burada anneannemin çilli tavuğunun yumurtaları, sarıkızının sütüyle beslenerek geçmiş (halen besili olmamı bu şekilde açıklıyorum:)) Çocukken yazları genelde bu köye gider denize girerdik. Arkasından helkelerde güneşin altında ılımış sular tepemizden boşaltılırdı duş amaçlı. Tarlalardan domates toplayıp, kasalara dizilmesine yardım ederdik (toplarken sürekli yerdik tabi, toplamaya faydamız mı olurdu zararımız mı bilemiyorum:)). Helke demişken; üniversiteye geldikten sonra sıkça kullandığımız bazı kelimelerin fazlaca yöresel olduğunu farkettim özellikle de Kerem sayesinde. Sitil, ırbık, çingil, ülübü gibi kelimelerle Kerem hala dalga geçer amma uydurmuşsunuz, tüm i’leri, ü’leri toplamışsınız, ne biçim kelimeler diye. İşte bu köy ve yörük geçmişimden Rıdvan gibi ben de bahsetmekten asla çekinmem ve hatta severim. Ama çocukluğumda çoğu yazımı elektriksiz, TVsiz vs bu köylerde geçirdiğimden dolayı şimdi pek moda olan, modern hayattan uzak köy tatillerini tercih etmiyorum sanırım. Köy hayatının arşivlenememesinden bahsetmiş ya Rıdvan, evet çok acı, benim babam da bebekken kaybettiği, hiç tanımadığı gibi fotoğrafı bile olmayan annesinin eksikliğini hayatı boyunca hissetmiş birisi

]]>
Yazar: Halil Şahin https://www.ridvansahin.net/bizim-aile-2/#comment-48 Thu, 07 Jul 2011 13:00:54 +0000 http://www.ridvansahin.net/?page_id=142#comment-48 Rıdom,
Yazma konusunda ne kadar özürlü olduğumu bilirsin. Benim hakkımda yazdığım bu güzel yazıyı tekrar tekrar okuyorum.Sana kuyrukluk dönemimde(çocukluk ve gençlik ilk dönemlerim) senin gibi bir ağabeye, daha sonraki dönemde de(olgunluk diyelim) senin gibi bir candostuna sahip olduğum için asıl şanslı olanın kendim olduğunu düşünüyorum.
Yazında da dediğim gibi insanların kardeşleri olması güzel birşey fakat en güzeli bu kardeşliğin can dostluğuna dönüşmesi. Kendim,Ayşe ve Jale içinde geçerli olmak üzere kardeşlikden dostluğuna uzanan Şahin Kardeşler arasındaki köprünün mimarı sensin.İYİKİ VARSIN RIDOM…..
not:Önlüklü fotoğrafım kullanım hakkı Rıdo vebana aittir. 3.şahısların kullanımı izne tabidir.

]]>
Yazar: Emrah https://www.ridvansahin.net/bizim-aile-2/#comment-47 Tue, 05 Jul 2011 12:10:44 +0000 http://www.ridvansahin.net/?page_id=142#comment-47 Annem bunun bir fotografı yırtmak versiyonunu yapmıştı. Hayata tutunmak için gibi gelmişti bana. fotograflarını tek tek yırttı Bir kısmını bıraktı. Silinen ve parlatilan resimlerle yeniden yazılan bir tarih gibi.

]]>
Yazar: Esra Şebnem Öztürk https://www.ridvansahin.net/bizim-aile-2/#comment-46 Fri, 01 Jul 2011 11:02:01 +0000 http://www.ridvansahin.net/?page_id=142#comment-46 Sevgili rıdvan ,
hemen her gün yazdıklarını okumak için sabırsızlıkla sayfanı açıyorum. Yüreklerimize dokunan öykülerin için teşekkürler. Tüm dualarımızda varsın. Sağlıklı güzel günlerde yeniden görüşebilmek dileğiyle. Esra

]]>